1927 yılında İstanbul’da doğmuş, 1985 yılında yine İstanbul’ da ölmüş bir ressam ve şair, Metin Eloğlu. Güzel Sanatlar akademisi öğrencisi olmuş, siyasi sebeplerden tutuklanmış bir insan. Disiplinsizlik sebebiyle askerliği 5 senede bitirmiş bir delikanlı. Edebiyata öykü yazarak adım atmış, 1943 yılında şiir yazmaya başlamış, iyi ki de başlamış.
Yazdığı şiirler, konuşma dilinden, argodan kelimeler, cümleler içeriyor; lümpen çevreyi eleştiriyor. Kendisi, yaşamını sanatıyla kazanan nadir şairlerimizden de biri aynı zamanda.
1972 yılında Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü’ne de layık görülmüştür kendisi, ama büyük bir ayıbımızdır, kitapları her yerde kolayca bulunmaz zira en son 1982′ de basılmıştır.
Metin Eloğlu’ nu benim için özel yapan şey ise, şiir sevmeyen bünyeme, zerk ettiği, “Lokman Hekimin Sev Dediği” adlı şiiridir.
Daha önce okuduğum, duyduğum tüm aşk şiirlerinin üstüne, güzel ve kalın bir çizgi çektim, bu şiiri duyduktan sonra. Tayfun Talipoğlu, yaptığı albümde seslendirmiş, sağ olsun, dinlemesi çok ince bir iş çıkmış ortaya. Gülümserken gözleriniz doluveriyor.
Bu sebepten Metin Eloğlu benim için, gerçek aşkı yazan şairdir. Ne yapmış, nereden ödül almış umrumda değil, okuduğum en sevdalı şiirdir, yazdığı.
Aşk arabesk bir şeydir, bu sebepten “sevda” deyip durmamı n’olur avam bulmayın, ve eklemek isterim, dilimizin en güzel kelimesidir “sevda” , başka hiç bir dilde karşılığı yoktur.
Her yerde yayımlanmış ama, ben tamamını yazmak istemiyorum. Bir yerlerden bulup okuması size kalsın, ama bir kaç dize yazmadan da geçiştiremeyeceğim,
“Seni sevince adamın pabuçları eskimiyor
Beti-benzi yeni çarktan çıkmış gibi
Seni sevince insan bilgili saygılı gönlü gani şen
Saçları zencefilli
Erkencecik evine dönmek istiyor canı”
“Seni sevmeseydim , ilkbaharı kodunsa bul gayrı
İstanbul diye bir kent yoktu ki yeryüzünde
Umut diye bir şey yoktu ki , seni sevmeseydim
Hak , hukuk , bereket diye
Eşitlik , kardeşlik , hürriyet diye
Yüreğime sağlık ne iyi ettim..!”
